DMW Merkezimiz; Almanya / Köln'dedir.

TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ

Türkiye-AB İlişkileri Tarihçesi

Türkiye ile AB arasındaki ilişkiler 1959’da Tam Üyelik Başvurusu ile başlamıştır. 1963’de imzalanan Ankara Anlaşması ise, Türkiye’nin tam üyeliğine ilişkin bir “çerçeve” Anlaşmasıdır. Buna göre de Türkiye, bu Anlaşma ile AB’ye geri dönülmez bir biçimde tam üye olacaktır.

1973’de imzalanan Katma Protokol, Ankara Anlaşması’nın tamamlayıcısı niteliktedir. Katma Protokol ile Türkiye, 12 ve 22 yıllık süreler içinde 2 ayrı ticari mal listelerinde gümrük indirimine gidecekti. Bu mal listeleri, Türkiye’nin AB’ye tam üye olacağı varsayımı üzerinden yapılmıştır.

1978 yılına gelindiğine ise Türkiye önemli bir kavşak noktasındaydı. Zira iktidarda 42. Ecevit Hükümeti vardı. Yunanistan AB’ye tam üye olmak üzereydi ve AB, Türkiye’nin de tam üyeliğini istiyordu. Hatta o dönemin AET’si (şimdiki AB) bizzat Ankara’ya gelerek “tam üye olun” mesajı vermişti.

Fakat Ecevit bu teklifi kabul etmedi. O dönemin siyasi ve ekonomik konjonktürü içinde geleceği görememenin veya toplama bir Hükümet oluşun getirdiği baskının yüzünden bu ilk altın fırsatı Türkiye değerlendirilemedi. Ardından da tam üyelik konusu uzun bir süre askıya alındı.      

1973 ve sonrasında Türkiye, uzun bir dönem AB ile olan ilişkilerini derinleştirmek için çaba sarf etmemiştir. Ta ki 14 Nisan 1987’de Tam Üyelik Başvurusu yapılana dek…   

1987 yılında dönemin hükümeti (Turgut Özal) tarafından “tam üyelik” müracaatı yapılmıştır. Bundan önce Türkiye’de yapılan askeri darbe sonrasında Türkiye-AB ilişkileri, AB tarafından dondurulmuştur. Ancak Türkiye’nin demokrasiye geçiş süreci ve 1983’de genel seçimlerin yapılması ile birlikte ilişkiler normalleşmeye başlamıştır. Fakat bu arada AB’de çok önemli bir siyasi olay oldu ve Yunanistan AB’ye tam üye oldu (1981). Türkiye, ikinci kez AB’ye tam üyeliği elinden kaçırdı.

1987 Tam Üyelik müracaatı ve ardından AB’nin verdiği cevap ile gelişen siyasi olaylarla devam eden ilişkilerde ciddi mesafeler alınamadı.

1995’e gelindiğinde, 1973’de imzalanan Katma Protokol’ün 22 yıllık mal listelerinde gümrük indirimine gidilmesi gündemdeydi. Türkiye yine bir karar aşamasındaydı. Çünkü 22 yıllık mal listeleri, Türkiye’nin AB’ye tam üye olacağı varsayılarak hazırlanmıştı. Ancak ortada tam üyeliğe ilişkin en küçük bir emare yoktu. Bu durumda Türkiye, ya gümrük indirimine gideceği malların vergi oranlarını iki katına çıkarıp, % 50 indirime gidecekti ya da AB ile Gümrük Birliği’ne girecekti.

Nitekim Çiller Hükümeti, AB ile Gümrük Birliği’ne gitmeye karar verdi. Kamuoyunda “Gümrük Birliği Anlaşması” olarak yanlış bilinen, doğrusunun ise 1/95 Ortaklık Konseyi Kararı (OKK) olan bu Karar ile Türkiye, AB ile “Gümrük Birliği”ne girmiştir.     

1 Ocak 1996’dan itibaren geçerli olan 1/95 Sayılı OKK’ndan sonra, Türkiye ile AB arasındaki ilişikler inişli çıkışlı ve soğuk dönemler yaşamıştır. Aynı şekilde AB’de meydana gelen siyasi gelişmeler bunda önemli etken olmuştur.

1996’dan sonra, Türkiye-AB arasındaki ilişkiler, çeşitli diplomatik restleşmelerle, ilişkilerin askıya alınmasıyla, beklentilerle, müzakerelerle ve diplomatik kulisleşmelerle geçti.  

Nihayetinde AB, 2002’ye gelindiğinde Türkiye’nin “Tam Üyeliği”ni kabul etmiştir. Ardında da 3 Ekim 2005’te “Tam Üyelik Müzakerelerine Başlama Kararı” almıştır.

Ortaklık Kurumları

Ortaklık Konseyi

Ankara Anlaşması’nın 6’ncı maddesi uyarınca, tarafların Ortaklık Konseyi bünyesinde bir araya gelmeleri kararlaştırılmıştır. Ortaklık Konseyi, yetkileri bağlamında, Türkiye – AB ortaklık ilişkisine siyasi ve ekonomik olarak yön veren en yetkili ortaklık kurumudur.

Türk Hükümeti temsilcileri ile AB Konseyi, Avrupa Komisyonu ve üye ülke hükümetlerinin temsilcilerinden oluşan Ortaklık Konseyi temel olarak, Ankara Anlaşması’nın kurduğu ortaklık ilişkisinin uygulanmasına ilişkin koşulları belirlemektedir. Bir başka ifadeyle, Ortaklık Konseyi, Ankara Anlaşması’nda belirtilen entegrasyon hedeflerini temel alarak ortaklık ilişkisinin uygulanması ve gelişmesi amacıyla, ortaklık ilişkisini incelemekte ve gerekli adımları atmaktadır. Bu bağlamda, ortaklık ilişkisinin en önemli kurumu olan Ortaklık Konseyi’nin karar verme yetkisi bulunmaktadır. Kararlar oybirliği ile alınmaktadır ve tarafların birer oy hakkı vardır.

Ortaklık Konseyi, en az altı ayda bir defa Bakanlar düzeyinde olmakla birlikte, gerekli hallerde temsilciler düzeyinde de toplanmaktadır. Ortaklık Konseyi, görevinde yardımcı olmak üzere Komite kurma yetkisine de sahiptir. Bu bağlamda, Ortaklık Komitesi (1964) ve Karma Parlamento Komisyonu (1965) kurulmuştur.

Ankara Anlaşması’nın 25’inci maddesi uyarınca, taraflar Ankara Anlaşması kapsamındaki bir konuya ilişkin anlaşmazlığı Ortaklık Konseyi’ne getirebilmektedir. Konsey, anlaşmazlığı karar yoluyla ya da Avrupa Toplulukları Adalet Divanı’na götürerek çözebilmektedir.


Ortaklık Komitesi

3/64 sayılı OKK ile kurulan Ortaklık Komitesi’nin amacı, Ortaklık Konseyi’nin gündemini hazırlamak ve Ortaklık Konseyi'nin vereceği talimatlara uygun olarak, teknik sorunlara ilişkin incelemeler yapmaktır.

Komite, üye devletler, AB Konseyi ve Avrupa Komisyonu ile Türkiye’den gelen teknik uzmanlardan oluşmaktadır. Komitenin hazırladığı raporlar oylama yapılmaksızın doğrudan Ortaklık Konseyi'ne sunulmaktadır.

Katılım Ortaklığının öncelikleri ve mevzuatın yaklaştırılması konularındaki gelişmeleri izlemek ve Ortaklık Komitesi’ne yardımcı olmak amacıyla, 1 Nisan 2000 tarihli 3/2000 sayılı OKK ile 8 adet alt komite kurulmuştur. Ortaklık Komitesi’ne bağlı çalışan ve her toplantıları hakkında Ortaklık Komitesi’ne rapor sunmakla yükümlü olan söz konusu alt komiteler şunlardır:

  • Tarım ve Balıkçılık Alt Komitesi;
    • İç Pazar ve Rekabet Alt Komitesi;
    • Ticaret, Sanayi ve AKÇT Ürünleri Alt Komitesi;
    • Ekonomik ve Parasal Konular, Sermaye Hareketleri ve İstatistik Alt Komitesi;
    • Yenilenme Alt Komitesi;
    • Ulaştırma, Çevre ve Enerji (trans-Avrupa şebekeleri dâhil) Alt Komitesi;
    • Bölgesel Gelişme, İstihdam ve Sosyal Politika Alt Komitesi;
    • Gümrük, Vergilendirme, Uyuşturucu Trafiği ve Kara Para Aklama Alt Komitesi.

Karma Parlamento Komisyonu (KPK)

TBMM ve Avrupa Parlamentosu’ndan 18’er üye olmak üzere toplam 36 üyeden oluşan KPK, Ankara Anlaşması’nın 27’nci maddesi uyarınca, 14 Mayıs 1965 tarihli Avrupa Parlamentosu Kararı, 22 Haziran ve 14 Temmuz 1965 tarihli, sırasıyla TBMM ve Cumhuriyet Senatosu kararları ile 27 Temmuz 1965 tarihli Türkiye-AET OKK ile faaliyetine başlamıştır.

Yılda 2 kez toplanan KPK, Ortaklık Konseyi tarafından hazırlanan yıllık faaliyet raporlarını incelemekte, ortaklık ilişkisiyle alakalı konularda görüş alışverişinde bulunmakta ve Ortaklık Konseyi’ne tavsiyeler sunmaktadır.

Gümrük Birliği’nin tamamlanmasından önce düzenli olarak gerçekleşmeyen toplantılar, bu tarihten itibaren düzenli olarak gerçekleşmektedir. Toplantıların öncelikli gündemini, Türkiye–AB ilişkilerinin siyasi boyutu ve Gümrük Birliği’nin işleyişi oluşturmaktadır.

Gümrük İşbirliği Komitesi (GİK)

Gümrük İşbirliği Komitesi, 2/69 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı ile kurulmuştur. 1980’de gerçekleşen askeri darbeden sonra 10 yıl süreyle toplanamayan GİK, 1992 yılından bu yana düzenli olarak toplanmaktadır. GİK temel olarak, Ankara Anlaşması’nın gümrüklerle ilgili hükümlerinin uygulanmasının izlenmesini amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, üye ülkeler, Türkiye ve Avrupa Komisyonu’nun gümrük uzmanlarının oluşturduğu GİK yılda iki kez toplanmakta ve gümrük uygulamalarındaki uyumsuzlukların çözümü konularını ele almaktadır.

Bu ortaklık kurumlarının yanı sıra, 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı’nın 52 ve 53’üncü maddeleri uyarınca bilgi ve görüş alışverişi sağlamak ve Ortaklık Konseyi’ne tavsiyelerde bulunmak ve görüş bildirmekle yükümlü olan Gümrük Birliği Ortak Komitesi (GBOK) oluşturulmuştur.

Gümrük Birliği Ortak Komitesi (GBOK)

Gümrük Birliği Ortak Komitesi, 1/95 sayılı OKK’ya ilişkin aksaklıklar konusunda ayda en az bir kere toplanmak üzere Türkiye, Avrupa Komisyonu ve üye ülkelerin temsilcilerinden oluşan bir yapılanmadır. 1/95 sayılı OKK’nin 53(1).maddesi ile kurulmuştur. Mevzuat uyumunun takibi çerçevesinde bir tavsiye kurumu olarak çalışan GBOK, mevzuat ve uygulama arasında farklılıkların oluşmasını engellemek amacıyla, teknik nitelikte kararlar almakta ve Ortaklık Konseyi’ne görüş bildirmektedir. Gerektiğinde alt komite ya da çalışma grupları oluşturması da mümkün olan GBOK, tarafların Gümrük Birliği çerçevesinde karşılaştıkları sorunları ortaya koydukları ve birlikte çözüm yolları aradıkları uygun bir platform oluşturmaktadır.

 Karma İstişare Komitesi (KİK)

Karma İstişare Komitesi, Ankara Anlaşması’nın, Avrupa Topluluğu ile Türkiye arasında ekonomik ve sosyal alandaki işbirliğinin ve temasların kolaylaştırılmasını öngören 27’nci maddesi uyarınca kurulmuştur. Komite, AB'nin Ekonomik ve Sosyal Komitesi’nin 18 üyesi ile Türkiye'den çeşitli ekonomik ve toplumsal çıkar gruplarını (TOBB; TÜRK-İŞ; DİSK; HAK-İŞ, TOZB, TESK, YÖK, TMMOB, TÜRKOPEN) temsil eden 18 üyeyi bir araya getirmektedir. Yılda 3 kez toplanan KİK, taraflar arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi ve sosyal-ekonomik diyaloğun kurumsallaşmasını amaçlamaktadır.

Türkiye Halen 35 Başlıkta AB ile Tam Üyelik Müzakeresi Yürütmektedir.