DMW Merkezimiz; Almanya / Köln'dedir.

AVRUPA BİRLİĞİ KARAR ALMA MEKANİZMASI

Karar Alma Mekanizması

Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi

Bakanlar Konseyi, AB’deki ana karar alma merciidir. Her bir üye ülkenin bakanlarından oluşur. Konsey Başkanı’nın girişimi veya Komisyon üyelerinin talebi üzerine gündemdeki konulara göre üye ülkelerin ilgili bakanları nezdinde toplanır.

Örneğin, Bakanlar Konseyi, tarım ve balıkçılığa ilişkin konuları tartışacaksa, üye ülkelerin tarım ve balıkçılık bakanları “Tarım ve Balıkçılık Konseyi” olarak toplanır. AB’nin dış ilişkilerinin yanı sıra genel politika konularında geniş bir sorumluluğa sahip olmasından ötürü Genel İşler ve Dışişleri Konseyi toplantılarına, üye ülkelerin dışişleri bakanları dışında diğer ilgili bakanlar da katılabilir. Konsey toplantıları üye ülkelerin Daimi Temsilcilerinden oluşan Komite (COREPER) tarafından hazırlanır.

Toplam 9 farklı Konsey konfigürasyonu vardır:

  • Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi
  • Ekonomik ve Mali İşler Konseyi
  • Adalet ve İçişleri Konseyi
  • İstihdam, Sosyal Politika, Sağlık ve Tüketici Hakları Konseyi
  • Rekabet Konseyi
  • Ulaştırma, Telekomünikasyon ve Enerji Konseyi
  • Tarım ve Balıkçılık Konseyi
  • Çevre Konseyi
  • Eğitim, Gençlik ve Kültür Konseyi

Bakanlar Konseyi’nin 6 temel sorumluluğu vardır:

  • Yasama (Birçok alanda bu sorumluluğu Avrupa Parlamentosu ile paylaşır. Bkz. karar alma mekanizması)
  • Üye devletlerin genel ekonomi politikalarının koordinasyonu
  • AB bütçesinin onaylanması (Bu sorumluluğu Avrupa Parlamentosu ile birlikte yerine getirir)
  • AB ile diğer ülke(ler) veya uluslararası örgütler arasında uluslararası anlaşmalar imzalanması
  • Avrupa Konseyi tarafından ortaya koyulan yönlendirici ilkelere dayanarak AB’nin ortak dış ve güvenlik politikasının geliştirilmesi
  • Cezai konularda ulusal mahkemeler ve polis güçleri arasında işbirliğinin koordinasyonu

Konsey’de kararların çoğu, her üye ülkenin nüfusu oranında oy ağırlığına sahip olduğu nitelikli çoğunluk ile alınır. Ancak vergilendirme, dışişleri ve savunma politikası gibi hassas alanlarda oybirliği ile karar alınması gerekmektedir. AB üyesi her ülke, dönüşümlü olarak Konsey başkanlığını altı ay süresince üstlenir.

Avrupa Komisyonu

Komisyon’un dört temel görevi vardır: Avrupa Parlamentosu’na ve Konsey’e yasa önerisinde bulunmak; AB politikaları ve bütçesini yönetmek ve uygulamak; Avrupa Adalet Divanı ile birlikte Avrupa mevzuatının uygulanmasını sağlamak; AB’yi uluslararası düzeyde temsil etmek (örneğin AB ve diğer ülkeler arasında anlaşmalar müzakere etmek). Komisyon, üye devletlerin çıkarlarını temsil eden Konsey’in aksine, hükümetlerden bağımsızdır ve genel AB çıkarlarını korur. Bu çerçevede, Komisyon üyeleri 5 yıl sürecek görevlerine başlamadan önce tarafsızlık yemini ederler. Komisyon, icraatlarından Avrupa Parlamentosu karşısında siyasi olarak sorumludur. Bu çerçevede AP, güvensizlik önergesi vererek Komisyon’un görevine son verme yetkisine sahiptir.

Kasım 2004’te göreve başlayan yeni Komisyon, her üye ülkeden birer Komisyon üyesi olmak üzere toplam 25 üyeden oluşmaktadır. AB Konseyi tarafından nitelikli oy çokluğu ile belirlenen Komisyon Başkanı adayı, AP’nin onayını aldıktan sonra, üye devletlerin önerileri doğrultusunda AB Konseyi ile birlikte Komisyon üyeleri listesini oluşturur. Nihai listenin AB Konseyi’nin nitelikli oy çokluğu ile onaylanmasını takiben, Komisyon Başkanı ve Komisyon üyeleri AP onayına sunulur. AP onayı alındıktan sonra, AB Konseyi, Komisyon Başkanı ve üyelerini nitelikli oy çokluğu ile atar. Merkezi Brüksel’de olan Komisyon’un Lüksemburg’da ofisleri, tüm AB üyesi ülkelerde temsilcilikleri, dünyanın birçok başkentinde ise delegasyonları vardır.

Avrupa Parlamentosu

Avrupa Parlamentosu, 455 milyon Avrupa vatandaşının temsilcilerinden oluşur. 1979 yılından beri beş yılda bir doğrudan oyla seçilen Avrupa Parlamentosu üyelerinin sayısı 6. dönemde (2004-2009) 732’dir. Üye ülkeler, AP’de nüfusları oranında sandalye sayısına sahiptirler. Ancak, AP milletvekilleri, mensubu oldukları ülkeden bağımsız olarak, AP’deki siyasi grupların içinde faaliyet gösterirler. Günümüzde AP’de 7 siyasi grubun yanı sıra herhangi bir siyasi gruba bağlı olmayan bağımsız milletvekilleri de yer almaktadır. AP Başkanı milletvekilleri arasından, üyelerin salt çoğunluğu ile seçilir ve 2.5 yıl görev yapar.

Tüm Parlamentolar gibi Avrupa Parlamentosu’nun üç temel yetkisi vardır: yasama, denetim, bütçe. Bu çerçevede AP, Komisyon’un önerilerini inceler ve Konsey ile birlikte yasama sürecine katılır (bkz. karar alma mekanizması); yönelttiği yazılı veya sözlü sorularla başta Komisyon olmak üzere tüm AB kurumlarını denetleme yetkisine sahiptir; AB’nin yıllık bütçesini onaylamak ve uygulanmasını denetlemek suretiyle Konsey ile birlikte bütçe yetkisini paylaşır. Olağan aylık genel kurulu, tüm AP üyelerinin katılımıyla Strazburg’da; komite toplantıları ve diğer genel kurulları Brüksel’de gerçekleştirilen AP’nin Sekreteryası Lüksemburg’dadır. Toplantıları ve tartışmaları kamuya açık olan AP’nin kararları, tutum belgeleri ve toplantı tutanakları AB Resmi Gazetesi’nde yayınlanır. AP’nin 6. dönem (2004-2009) sandalye dağılımı aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.

Avrupa Konseyi

1974 yılından beri toplanan Avrupa Konseyi, üye ülke devlet ve hükümet başkanlarıyla Avrupa Komisyonu Başkanı’nı bir araya getirir. Zirve olarak adlandırılan söz konusu toplantılarda liderler önemli konuları tartışırlar; AB’nin orta ve uzun vadeli politikalarını belirlerler. Avrupa Konseyi, AB Bakanlar Konseyi’nin dönem başkanlığını yürüten üye ülkenin devlet veya hükümet başkanının liderliğinde yılda en az 4 defa toplanır. Genel olarak Brüksel’de gerçekleştirilen toplantılara Dışişleri Bakanları ve bir Komisyon üyesi de katılır. Her toplantı sonunda Başkanlık Sonuç bildirisi yayımlanır.

Avrupa Birliği Adalet Divanı

AB mevzuatının tüm üye devletlerde aynı şekilde yorumlanması ve uygulanmasını sağlamakla görevlidir. Adalet Divanı üye devletler, AB kurumları, işletmeler ve kişiler arasındaki anlaşmazlıkların çözümlenmesi yetkisine sahiptir. Yetkisi, sadece ilgili Topluluk tasarrufunun yorumlanması veya geçerliliği konusunda karar verilmesi ile sınırlıdır; ulusal anlaşmazlıklarla ilgili karar verme yetkisi yoktur. Kararları bağlayıcıdır. Divan, her üye devletten birer tane olmak üzere 25 hakimden ve 8 savcıdan (Adalet Divanı’nın talep etmesi halinde Bakanlar Konseyi oybirliği ile sayının artırılmasına karar verebilir) oluşur. Hakimler ve savcılar ulusal yüksek mahkeme eski üyeleri veya konusunda yetkin avukatlar arasından üye devletlerin ortak kararı ile 6 yıl için atanır. Hakimler (ilk üçüncü yılın sonunda 7 hakim; sonraki üçüncü yılın sonunda 8 hakim) ve savcılar (her üç yılın sonunda 4 savcı) her üç yılda bir dönüşümlü olarak yenilenir.

Adalet Divanı’nın karşı karşıya olduğu binlerce davada yardımcı olunması amacıyla 1989 yılında Adalet Divanı bünyesinde İlk Derece Mahkemesi oluşturulmuştur. İlk Derece Mahkemesi, başta gerçek kişiler tarafından açılan ve işletmeler arasındaki haksız rekabete ilişkin olmak üzere çeşitli davalarda hüküm vermek ile görevlidir.

Sayıştay

1977 yılında kurulmuştur. Her bir üye ülkeden Konsey tarafından 6 yıl için atanan toplam 25 üyeden oluşur. Temel görevi, AB bütçesinin doğru bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır. Bu görevi yerine getirirken AB gelirleri veya harcamalarını idare eden her türlü kurumun kayıtlarını inceleyebilir; gerektiğinde yerinde denetleme yapabilir. Ayrıca her yıl bir önceki mali yıla ilişkin bir rapor hazırlar ve bunu Avrupa Parlamentosu’na ve Konsey’e sunar. Bu yıllık rapor, Avrupa Parlamentosu’nun Komisyon’un bütçeyi idaresini onaylayıp onaylamamasında önemli bir rol oynar. Sayıştay, bunların yanı sıra, AB mali tüzükleri kabul edilmeden önce görüş bildirir. 

Diğer Kurumlar ve Organlar

Ekonomik ve Sosyal Komite- Başta işverenler, sendikalar, çiftçiler, tüketiciler ve diğer çıkar grupları olmak üzere sivil toplumun görüşlerini temsil eden ve çıkarlarını koruyan bir danışma organı ve AB karar alma sürecinin ayrılmaz parçasıdır. Ekonomik ve sosyal politika alanında karar alınırken danışılması gereken Komite, önemli gördüğü konularda kendi inisiyatifiyle de görüş bildirebilir. Ekonomik ve Sosyal Komite, üye devletler tarafından 4 yıl için atanan 344 üyeden oluşur.

Bölgeler Komitesi- Ekonomik ve Sosyal Komite ile benzer şekilde bir danışma organı olan Bölgeler Komitesi, AB karar alma sürecinde bölgesel ve yerel görüşlerin dikkate alınmasını sağlar. Bölgesel politika, çevre, eğitim, gençlik, ulaştırma gibi yerel ve bölgesel yönetimleri ilgilendiren konularda karar alınırken Bölgeler Komitesi’ne danışılması gerekmektedir. Komite ayrıca bu alanlarda kendi inisiyatifi doğrultusunda görüş bildirebilir. 1994 yılında Maastricht Antlaşması ile oluşturulan Bölgeler Komitesi, üye ülkelerin tavsiyeleri doğrultusunda Konsey tarafından 4 yıl için atanan 344 bölgesel ve yerel yetkiliden (bölgesel başkanlar, bölgesel parlamenterler, belediye meclis üyeleri, belediye başkanları vb.) oluşur.

Avrupa Merkez Bankası (AMB)- Maastricht Antlaşması’na dayanılarak 1998 yılında Frankfurt’ta kurulmuştur. Avrupa’nın tek para birimi olan Euro’nun idaresinden (kambiyo işlemlerinin yürütülmesi ve ödemeler sisteminin aksamadan çalışmasının sağlanması) ve AB’nin ekonomi ve para politikasının oluşturulması ve uygulanmasından sorumludur. AMB, bu görevini yerine getirirken tüm AB üyesi ülkeleri kapsayan Avrupa Merkez Bankaları Sistemi ile birlikte çalışır ve Euro sisteminin  karar alma organlarının kararlarını uygular. AMB, faaliyetlerini tam bir bağımsızlık içinde sürdürür. Diğer hiçbir kurum AMB, Euro Sistemi’ne dahil merkez bankaları veya karar alma organlarına talimat veremez.

Avrupa Yatırım Bankası (AYB)- AB’nin dengeli büyümesine katkıda bulunacak yatırım projeleri için kredi sağlayan AB’nin özerk ve kar amacı gütmeyen finans kuruluşudur. AB içerisinde ekonomik açıdan geri kalmış bölgelerin kalkınması amaçlı projelerin yanı sıra Akdeniz, Afrika, Karayip ve Pasifik, Latin Amerika ve Asya ülkelerindeki projeleri destekler. Mali piyasalardan borçlanılarak ve bankanın hissedarı olan AB üyesi ülkelerin ekonomik büyüklükleri oranında yaptığı sermaye katkısıyla finanse edilen AYB’nin merkezi Lüksemburg’dadır. AYB 1994 yılında Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelere (KOBİ) yönelik yatırımları desteklemek amacıyla kurulan Avrupa Yatırım Fonu’nun ana hissedarıdır.

Ombudsman- Ombudsman pozisyonu Maastricht Antlaşması tarafından oluşturulmuştur. AB vatandaşları, iş dünyası ve kurumları veya herhangi bir AB ülkesinde ikamet eden gerçek kişiler ile AB’de kayıtlı olan tüzel kişilerin AB kurumları (Avrupa Adalet Divanı ve Avrupa İlk Derece Mahkemesi hariç) hakkındaki şikayetlerini soruşturur. Ombudsman, Avrupa Parlamentosu tarafından 5 yıl için seçilir.

Bu kurum ve organların dışında bazı teknik, bilimsel ve idari konularla ilgili olarak ajanslar kurulmuştur. Hali hazırda 16 Avrupa Topluluğu Ajansı bulunmaktadır(Avrupa Çevre Ajansı, Europol, Eurojust vb.)

Karar Alma Mekanizması (Yasama Süreci)

AB yasaları 4 şekilde oluşturulmaktadır:

  • Ortak karar prosedürü
  • Danışma prosedürü
  • İşbirliği prosedürü
  • Onay prosedürü

Söz konusu prosedürler arasındaki temel fark, Avrupa Parlamentosu’nun prosedüre ne derecede dahil olduğudur. Bu çerçevede AP, ortak karar prosedüründe Bakanlar Konseyi ile yetkiyi gerçek anlamda paylaşırken, danışma prosedüründe sadece fikrini belirtir. Avrupa Komisyonu, yeni bir kanun tasarısı sunmadan önce hangi prosedürün izleneceğine karar verir. Komisyon bu kararı alırken, ilke olarak, tasarının AT Antlaşması’nın hangi maddesine dayandığına bakar.

Ortak Karar Prosedürü

Avrupa Parlamentosu ve Bakanlar Konseyi’nin yasama görevini eşit düzeyde paylaştığı, AB’nin temel karar alma prosedürüdür. Bu çerçevede:

  • Komisyon mevzuat taslağını AP ve Konsey’e iletir; gerektiği durumlarda Bölgeler Komitesi ve Ekonomik ve Sosyal Komite’nin görüşünü alır.
  • 1. Okuma: AP, ilgili komitesinin taslağa ilişkin raporuna dayanarak tutum belirler. AP, çoğu durumda taslağa ilişkin değişiklik önerisinde bulunur. Bu durumda, Komisyon taslak öneriyi değiştirir.
  • Bakanlar Konseyi, AP’nin değişiklik önerisini
    • kabul eder ve taslak yasalaşır.
    • veya üzerinde değişiklik yapar ve kabul ettiği ortak pozisyon belgesini AP’ye iletir. Bu durumda:
  • 2. okuma: AP, ilgili komitesinin tavsiyesine dayanarak Konsey ortak pozisyon belgesine ilişkin görüş bildirir:
    • kabul ederse: taslak mevzuat, ortak pozisyon belgesine uygun şekilde kabul edilir.
    • reddederse: taslak mevzuat kabul edilmez.
    • Değişiklik önerisinde bulunursa: Değişiklik önerileri, Komisyon ve Konsey’e iletilir. Komisyon, önerilen değişikliklere ilişkin görüş bildirir. Konsey, Komisyon tarafından kabul edilen AP değişikliklerini nitelikli oy çokluğu ile kabul eder (Komisyon’un onaylamadığı değişikliklerin oybirliği ile kabul edilmesi gerekmektedir).
  • Uzlaşma komitesi: AP ve Konsey’in söz konusu taslak üzerinde anlaşmaya varamaması durumunda AP ve Konsey’den eşit sayıda temsilcinin katıldığı “uzlaşma komitesi”nde ele alınır. Komisyon temsilcileri de komite toplantılarına katılarak tartışmalara katkıda bulunur:
    • Uzlaşma komitesi’nde de anlaşmaya varılamaz ise taslak mevzuat yasalaşmaz.
    • Komite’de anlaşmaya varılırsa üzerinde anlaşma sağlanan metin 3. kez değerlendirilmek üzere AP’ye ve Konsey’e gönderilir ve her iki kurumun da onayı alındıktan sonra kabul edilir (3. okuma)

Ortak karar prosedürü, işçilerin serbest dolaşımı, iç pazar, tüketicinin korunması, eğitim, kültür, sağlık, trans-Avrupa ağları dahil 43 alanda uygulanmaktadır.

Danışma Prosedürü

Komisyon, önerisini Bakanlar Konseyi’ne ve Avrupa Parlamentosu’na iletir. Konsey, AP’ye ve diğer organlara- Ekonomik ve Sosyal Komite ve Bölgeler Komitesi- danışır. Danışma, bazı durumlarda zorunludur ve öneri, AP görüş bildirmeden yasalaşamaz. Diğer durumlarda ise danışma isteğe bağlıdır: Komisyon sadece Konsey’e AP’ye danışması yönünde öneride bulunur.

AP, Komisyon önerisini:

  • kabul edebilir; 
  • reddedebilir veya 
  • öneride değişiklik yapılmasını talep edebilir.

Ancak ne Komisyon ne de Konsey, AP’nin değişiklik taleplerini kabul etmek zorunda değildir ve AP görüşü taslağın kabul edilmesini engelleyemez. AP’nin değişiklik talep etmesi halinde, Komisyon tüm değişiklik taleplerini değerlendirir ve (eğer değişiklikleri kabul ederse) değiştirilmiş öneriyi Konsey’e iletir. Değiştirilmiş öneri Konsey tarafından değerlendirilir ve kabul edilir; değiştirilir veya reddedilir (oybirliği ile). Danışma prosedürü, tarım; vergilendirme; rekabet; özgürlük güvenlik ve adalet alanının oluşturulmasına ilişkin konular gibi alanlarda uygulanmaktadır.

İşbirliği Prosedürü

İşbirliği prosedürü son sözü Bakanlar Konseyi’ne bırakmakla birlikte, bazı kararların alınmasında, Avrupa Parlamentosu’na daha fazla danışılması amacıyla Tek Avrupa Senedi tarafından oluşturulmuştur. Amsterdam Antlaşması, bu prosedürün kapsamını oldukça daraltmış (ortak karar prosedürünün kapsamını önemli ölçüde genişletmiş); Nice Hükümetlerarası Konferansı’nda söz konusu prosedürün tamamıyla ortadan kaldırılması üye ülkelerin bir çoğu tarafından desteklense de bu yönde bir değişikliğe gidilmemiştir. İşbirliği prosedürü, halihazırda sadece ekonomik ve parasal politika alanında uygulanmaktadır.

Bu prosedür kapsamında:

  • Bakanlar Konseyi, AP görüşünü aldıktan sonra Komisyon önerisine ilişkin bir ortak pozisyon belgesini nitelikli oy çokluğuyla kabul eder.
  • AP:
    • Konsey’in ortak pozisyon belgesini kabul ederse: Konsey, ortak pozisyon belgesini nihai olarak onaylar.
    • Ortak pozisyon belgesini reddederse: Konsey, ortak pozisyon belgesini ancak oy birliği ile kabul edebilir.
    • Değişiklik önerisinde bulunursa: Komisyon, önerisini AP değişiklik önerileri doğrultusunda tekrar gözden geçirir. Konsey, gözden geçirilmiş öneriyi nitelikli oy çokluğu ile kabul eder; veya oybirliği ile değiştirerek kabul eder.

 Onay Prosedürü

Onay prosedüründe Bakanlar Konseyi, karar almadan önce Avrupa Parlamentosu’nun onayını almak zorundadır. Onay prosedürü, bir tek farkla danışma prosedürü ile aynıdır: AP tasarı değiştirmek üzere öneride bulunamaz; sadece (kullanılan oyların mutlak çoğunluk ile) kabul veya reddedebilir. AP’nin reddetmesi durumunda karar alınmaz. Yapısal Fonlar ve Uyum Fonları, Avrupa Merkez Bankaları Sistemi/Avrupa Merkez Bankası’nın Statülerinin değiştirilmesi, başta yeni üye ülkelerin katılımı ve üçüncü ülkelerle yapılan ortaklık anlaşmaları olmak üzere uluslararası anlaşmalar gibi alanlarda AP’in onayı gerekmektedir. 17-18 Haziran 2004 Brüksel Zirvesi’nde kabul edilen ve 29 Ekim 2004’te Roma’da gerçekleştirilen törenle tüm üye devletler ve Bulgaristan, Romanya ve Türkiye tarafından imzalanan Anayasal Antlaşma, AB kurumları ve karar alma süreçlerine pek çok değişiklik getirmektedir. Tüm üye devletler tarafından onaylandıktan sonra halen yürürlükte olan antlaşmaların yerine geçecek Anayasal Antlaşma şu ana kadar 13 üye ülke tarafından onaylanmasına karşın; Fransa ve Hollanda’da gerçekleştirilen referandumlarda Anayasa’ya hayır çıkması ertesinde onay süreci diğer ülkelerde askıya alınmıştır.

Anayasal Antlaşma ile kurumlar ve karar alma sürecine ilişkin getirilen değişiklikler

Anayasal Antlaşma 16 aylık çalışma ve müzakereler sonucunda 17-18 Haziran 2004 Brüksel Zirvesi’nde kabul edilmiş ve 29 Ekim 2004’te Roma’da gerçekleştirilen törenle tüm üye devletler ve Bulgaristan, Romanya ve Türkiye tarafından imzalanmıştır. Tüm üye devletler tarafından onaylandıktan sonra halen yürürlükte olan antlaşmaların yerine geçecek olan Anayasal Antlaşma, yasama sürecini basitleştirmekte ve Avrupa Parlamentosu’nun karar alma sürecindeki rolünü güçlendirmekte; AB Konseyi, Bakanlar Konseyi ve Avrupa Komisyonu’na yönelik önemli değişiklikler getirmektedir. Aynasal Antlaşma’nın Fransa ve Hollanda’da düzenlenen referandumlarda reddedilmesinden sonra yaşanan gelişmeler, Anayasa’nın onay sürecini ve buna ilişkin planların ertelenmesine yol açmıştır.

Anayasal Antlaşma’nın yürürlüğe girmesi halinde karar alma mekanizmasında meydana gelecek değişiklerden bazıları:

  • Ortak karar alma mekanizmasının kapsamı, fikri mülkiyet, enerji, sosyal güvenlik gibi alanları da içine alacak şekilde genişletilmekte ve genel kural haline getirilmektedir (normal yasama prosedürü). Anayasa’da belirtilen diğer alanlarda ise özel yasama prosedürlerinin uygulanması öngörülmektedir. Özel yasama prosedürleri kapsamında Avrupa Parlamentosu ve Bakanlar Konseyi ortak karar almamakta; yasalar ve çerçeve yasalar sadece (AP’ye danıştıktan sonra) Konsey veya daha ender durumlarda (Konsey’e danıştıktan sonra) AP tarafından kabul edilmektedir. Özel yasama prosedürlerinin özellikle adalet ve içişleri; bütçe; vergilendirme; ve bazı politikaların belirli alanlarda uygulanması öngörülmektedir. Ancak, Anayasa’ya yerleştirilen “köprü maddesi” (bridging clause) ile, AB Konseyi’nin AP onayını aldıktan sonra oybirliği ile karar alması durumunda -hükümetlerarası konferansın toplanmasına gerek kalmadan- özel yasama prosedürlerinden normal yasama prosedürüne geçilmesine imkan tanınmaktadır.
  • Avrupa Parlamentosu’nun bütçeye ilişkin karar alma sürecindeki rolü de güçlendirilmektedir. Bütçe prosedürü, normal yasama prosedürü kapsamına dahil edilmekte; zorunlu ve zorunlu olmayan harcama arasındaki ayrım kaldırılmakta ve böylece AP’nin yetki alanı tüm bütçeyi içerisine alacak şekilde genişletilmektedir (halihazırda sadece zorunlu olmayan harcamaların AP tarafından onaylanması gerekmektedir).
  • Avrupa Parlamentosu’ndaki sandalye sayısı artırılarak 2009 yılından itibaren en fazla 750 olacaktır. Bu çerçevede, Avrupa Konseyi, AP seçimlerinden önce en az 6 en fazla 96 olmak üzere AP’deki sandalye sayılarının üye ülkelere göre dağılımını belirleyecektir.
  • Avrupa Konseyi, Avrupa Parlamentosu, Bakanlar Konseyi, Avrupa Komisyonu ve Avrupa Birliği Adalet Divanı ile birlikte beş temel AB kurumundan biri olarak tanınmaktadır. Üye devletlerin devlet ve hükmet başkanları ile AP Parlamentosu ve Avrupa Komisyonu başkanlarından oluşacak Avrupa Konseyi, yılda dört defa toplanacak, gerektiği durumlarda ilgili bakan veya Komisyon üyeleri Avrupa Konseyi toplantılarında yer alabilecektir. Avrupa Konseyi, Birliğin genel siyasi yönelimlerini ve öncelikleri ile dış politika alanındaki stratejik çıkarlarını ve hedeflerini belirleyecek; ve AB içindeki atamalarda önemli rol oynayacaktır (örneğin Avrupa Komisyonu Başkanı ile birlikte AB Dışişleri Bakanı’nı atayacak).
  • Avrupa Konseyi tarafından nitelikli oy çokluğu esasına göre 2.5 yıl için seçilecek bir Avrupa Konseyi Başkanı mevcut 6 aylık dönüşümlü başkanlık sisteminin yerine geçecektir. Eş zamanlı olarak ulusal bir görevde bulunamayacak olan Avrupa Konseyi Başkanı, Konsey içinde uyum ve mutabakatın kolaylaştırılmasına çalışacak; Birliği ortak dış ve güvenlik politikası konularında üçüncü ülkeler ve uluslararası örgütler nezdinde temsil edecektir.
  • Dışişleri Konseyi dışındaki Konseylerin Başkanlığı ise üye devletlerden eşit rotasyon (equal rotation) sistemine göre seçilecek üye devlet temsilcileri tarafından yerine getirilecektir. Avrupa Konseyi, nitelikli oy çokluğu ile söz konusu sistemin nasıl işleyeceğine ilişkin karar alacaktır.
  • Anayasal Antlaşma’da aksi belirtilmedikçe, Bakanlar Konseyi’nde, nitelikli oy çokluğu ile karar alınacak; oybirliği ile karar alınması gereken alanlar (dış politika, vergilendirme gibi) büyük ölçüde sınırlandırılacak; ve söz konusu alanlarda Avrupa Konseyi oybirliği ile, nitelikli oy çokluğuna geçilmesine karar verebilecektir.
  • 1 Kasım 2009’dan itibaren her bir üye devletin belirli bir oranda oy ağırlığına sahip olduğu oy ağırlıkları sistemi kaldırılacak; bu çerçevede, nitelikli çoğunluğun sağlanması için halihazırda yerine getirilmesi gereken 3 kriter (oy ağırlığı barajı, üye devletlerin çoğunluğu, AB nüfusunun %62’si) yerine 2 kriterin (üye devletlerin %55’i ve en az 15 tanesi; AB nüfusunun %65’i) sağlanması yeterli olacaktır (çift çoğunluk esası). Ayrıca bir kararın bloke edilebilmesi için en az 4 üye devletin bir araya gelmesi şartı aranacaktır. Bakanlar Konseyi’nin Komisyon teklifi (veya AB Dışişleri Bakanı inisiyatifi) üzerine hareket etmediği durumlarda –adalet ve içişleri, ortak dış ve güvenlik politikası, ekonomi ve para politikası ve üyeliğin askıya alınması veya üyelikten ayrılma- ise nitelikli çoğunluk üye devletlerin %72’si ve AB nüfusunun %65’i anlamına gelecektir.
  • 2014 yılına kadar Avrupa Komisyonu’nda her üye devletten bir Komisyon üyesi bulunacak; 2014 yılından sonra ise Komisyon üye sayısı -Komisyon Başkanı ve Dışişleri Bakanı dahil- üye ülke sayısının 2/3’ü kadar olacaktır (Ancak AB Konseyi, Komisyon üye sayısını oybirliği ile değiştirebilecektir). Yeni Komisyon’da, Komisyon üyeleri, AB Konseyi tarafından oy birliği ile oluşturulacak eşit dönüşüm sistemine göre seçilecektir. 
  • Avrupa Komisyonu Başkanı, AB Konseyi tavsiyesi üzerine AP tarafından seçilecektir. AB Konseyi, tavsiyesinde AP seçim sonuçlarını göz önünde bulunduracaktır (Böylece Komisyon Başkanı’nın AP ‘ye karşı sorumluluğu net bir şekilde ortaya koyulmaktadır).
  • Bir AB Dışişleri Bakanı pozisyonu oluşturulacaktır. Avrupa Komisyonu Başkanı’nın onayı ile AB Konseyi tarafından nitelikli oy çokluğu ile atanacak AB Dışişleri Bakanı, ortak dış ve güvenlik politikası ile Avrupa güvenlik ve savunma politikasını yürütecek; dış ve güvenlik politika alanında AB’yi dışarıda temsil edecek; Dışişleri Konseyi’ne başkanlık yapacak; AB Komisyonu ikinci başkanı olacaktır.
  • Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın ve İlk Derece Mahkemesi’nin adları değiştirilmektedir. Gelecekte, Avrupa Birliği Adalet Divanı, Adalet Divanı, Genel Mahkeme (İlk Derece Mahkemesi) ve Özel Mahkemeler’i (Genel Mahkeme’ye bağlı olacak) kapsayacaktır. Ayrıca, vatandaşların AB düzenleyici mevzuata ilişkin olarak –kendilerini bireysel olarak etkilemese de- mahkemeye başvurmaları kolaylaşacaktır.
  • Avrupa Merkez Bankası, bağımsızlığına halel gelmeksizin, kurum statüsüne kavuşmaktadır.
  • Bölgeler Komitesi ile Sosyal ve Ekonomik Komite’nin üyelerinin görev süreleri 4 yıldan 5 yıla çıkarılmaktadır.